ebekulakEvet; bu gün ilk yardım günüm… semih ile canan ayrılmışlar… semih ile buluşulacak, erkek erkeğe ağlaşılacak… semih’in ölçülü içip kendisini dağıtmamasına dikkat edilerek, hoş çocuksun lan, sana kız mı yok hocam muhabbeti konuşulacak… duruma göre mevzu fenerbahçe, kürt realitesi, sosyal devlet, abs fren sisteminin nimetleri, ucuza elden düşme araba, çok içince karaciğere ne oluyor gibi geyiklere kaydırılacak… semih biraz kendini ve canan’ı unutacak… ertesi gün için boşta karı planları kurulacak.. eğer semih fazla kaçırırsa, gecenin ilerleyen saatlerinde bir çılgınlık yapmaması için yalnız bırakılmayacak; boş yatak ve bir kusma leğeni tedarik edilecek.. bildiğimiz şeyler yani… üstelik ben bu konuda bir çok arkadaşını topluma kazandırmış en tecrübeli heriflerden biriyimdir…

semih fondip dedi… bakın burası çok önemli.. ilk fondipe katılabilirsiniz.. çünkü kendisini yalnız hissetmemeli… ama sonraki fondiplere asla… bardaklar fondiplenip gövdeye iner inmez, terkedilen mağdur üzerinde derhal çalışmaya başlayıp hızla geyiğe girişmelisiniz…

rakı kadehini kaldırdığımız gibi yuttuk.. sonra ben yüzümü ekşiterek ağzıma bir domates atıp… bak oğlum temih dedim.. ne temih’i lan salak dedi… her neyse; bu detayın üzerinde hiç durmadan devam ettim… bak oğlum semih; boşa gözünde büyütüyorsun.. ilk ayrılan çift siz misiniz lan… bak, sağlıklı, yüzüne bakılır bir çocuksun… dünyada bi tek canan mı var yani?

semih gülmeye başladı.. gülmesi iyi bir şey tabi… neydi o ilk geldiğindeki surat, ölü balık gibi bakıyordu insana… şimdi gülmekten yere düşecek herif.. birazdan ağlamakla gülmek arası bi sesle ceketinin kolu cacığa giriyo la dedi… hakkaten… ani bir hareketle ceketimin öbür kolunu da cacığa daldırıp olsun lan, öbürü de girsin anasını satayım dedim. yeter ki sen gül&… gülsün tabi, hayatta semih gibi kaç tane insan kaldı ki. sağlam çocuktur, ööle olur olmaz ekmez insanı, başın sıkıştı mı yardım eder.. ayağa fırladım.. gel ulan sana sevgi gösterisinde bulunucam. elimi bir kaç kez omzuna vurdum. yalnız değilsin ulan, biz de ayrıldık ya… gel kırık kalpler kulübü kuralım dedim… fondip dedi, demese iyiydi…

gözüne bir şey kaçmış ayağıyla erkekler ağlamaz tribine limon sıkıyor… ben de ona bakmıyor pozisyonunda masadaki muma kürdan saplıyorum… semih, abarttın ama haa dedim.. abi çok arabesk oluyorsun lan salya sümük.. silkelen oğlum, kendine gel… derin bir iç çekip sittir lan dedi. makinelı tüfek gibi sen mine gittiği zaman böyle demiyordun ama… kolay mı, hani birlikte ev yapıyorduk.. hani sizin bo derek ızzet altınmeşe kırması çocuğunuz olacaktı… ağlaşa ağlaşa bindirdin karıyı uçağa, gazladı gitti deyiverdi… aferin sana semih… ıyi… ıyi bok yedin… gözümün önünden bir çift mavi göz geçti, sarı saçlar ördüm, balkonda sardunyalara su verdim, sınıfta kaldım, dayak yedim, bir sürü resme baktım.. sonra… sonra, semih mi fondip dedi yoksa ben mi dedim?.. bir durup bir döndü her şey. bir ara taksimetrede 58.000 yazıyordu. ağzıma gazozdan şelaleler aktı, anneannemi gördüm, ayva kompostosu yapıyordu… bazen kırmızı leğen… ağlıyor muyum yüzümü mü yıkadım, çok mu şey kaçtı gözüme?…

uyanırken zıplamışım… semih leğeni kapayım mı hocam diye sordu… canan içeride bana sade kahve yapıyormuş… daha gazoz ister miymişim ya da soda? dün ben çok kötü olunca canan’a telefon açıp yardım istemiş; böylece barışmışlar.. canan da pişmanmış zaten.. beni var ya beni, o kadar çok seviyorlarmış ki… eh yani… semih’e adi inek demek istedim, ağzımı açacak gücüm yoktu… gözümün üstüne bir çift mavi göz örttüm, sızdım…

Ebekulak – Atilla Atalay

§183 · Ağustos 11, 2009 · Genel · · [Print]

Leave a Reply